"Susuzluktan Sen Sorumlusun"

"Dişini fırçalarken kapa, ellerini yıkarken kapa, tabağı sıyırırken kapa. Suyu harcama. Suyu sürekli harcıyorsun. Senin yüzünden gezegen kurudu. Susuzluktan sen sorumlusun."


Görüyorum ki, yıkanabilir ped kullanmak isteyen; ama su harcamak istemediği için kullanmaya başlayamayan birçok kişi var.

Yıkanabilir ped kullanmadığımız sürece tek kullanımlık ped kullanmaya devam edeceğiz.


Bir çamaşır makinesi bir yıkamada ortalama 50 litre su kullanır. Bir elmanın geleneksel yöntemlere üretimi için yaklaşık 125 litre su harcanır. Geleneksel yöntemlerle üretilen bir kilogram elma, ped için harcayacağımız yıllık su miktarına denk gelir zaten.

Geleneksel yöntemlerle üretilen elma derken market, pazar ve manavlardaki herhangi bir elmadan bahsediyorum. Bakın elma dedim; pamuk, kahve, çikolata, et ve hepimizin bildiği diğer ürünlere hiç girmiyorum.


Su kaynaklarını en çok sanayi ve tarımda tüketiyoruz. Kentlerdeki su kaçakları ve plansız kentleşme de üzerine eklenirse ayda 50 litre hiçbir şey değil. Üstelik muadili tek kullanımlık olan (yani her bir üretimde yeniden yeniden su harcanan, karbon salan) ürünlerde hiç değil.


Elbette bir damla suyun da hakkını savunacağız; ama sorunu yanlış yerde arıyoruz.


Üç beş litre su harcayınca kendimizi suçlu hissetmekten vazgeçmeyi öneriyorum. Aksi halde sorunu çözmeyecek, sadece ağlayacağız.


Karbon salımının %71'inden sorumlu 100 şirket hiçbir yapmazken, bu şirketler yaptığımız veya yapmadığımız eylemlerle iklim krizinden bizi sorumlu tutuyor.

"Kilolu olmandan sen sorumlusun"

"Sağlıksız olmandan sen sorumlusun"

"Geri dönüşümden sen sorumlusun" dedikleri gibi şimdi de "Susuzluktan sen sorumlusun" diyorlar.


Sadece biz sorumlu değiliz, biz suçlu değiliz; ama biz değiştireceğiz.

Biz burada kendi ateşimizi yakıyoruz ve şirketlere ve hükümetlere "Ben elimden geleni yapıyorum, sen de yap" diyoruz.💙


Sevgiler,

Utku

@kentteekolojikhayat