Kısa kısa

Evden Çöp Çıkarmamaya Nereden Başlayalım?

Biliyorsunuz ki evimde bir çöp kovası yok. Bir çöp kovasına ihtiyaç duymuyorum. Ekolojik besleniyorum, ekolojik temizleniyorum, gıdamın her bir zerresine kıymet veriyorum,  ihtiyacım dışında alışveriş yapmıyorum, tek kullanımlıkların yerine çok kullanımlıkları koydum. En nihayetinde geriye kalan az miktardaki organik atığım için kompost yapmaya başladım. 
Mevzuatlar, kentli hayat gibi nedenlerle çöpsüzlüğün mümkün olmadığı noktalarda bir aktivist olarak varım. Hala daha kalan noktalar için de sosyal girişimci olarak iş kurdum. 
Komposta giden iki günlük organik atıklar
*

Zero Waste akımının ülkemize hoş gelmişliği 

Zero Waste akımı ülkemize geldiğinden bu yana, önceleri global zero waste bloggerlerinden Türkçe çevirileri ile karşılaştık. Çeviriler güzel başlangıçlar; ancak maalesef havada kalıyorlar. Uyarlama, yerelleştirme zamanı kıymetli. Her bir ülkenin, her bir kentin, hatta herkesin hayat dinamikleri farklı. İstanbul'da yaşayan birine "İşe giderken yemeğini taşı, bisikletle işe git, organik atığını buzdolabında sakla hafta sonu kompost evine götürürsün." demek ne kadar gerçekçi olabilir. 
Neyse ki artık yerelimize uygun nitelikli içeriklerle karşılaşıyoruz. Herkesin bir buradan başla adımları var. Benim buradan başla adımlarım ürünler hakkında değil de, işin mantığı üzerine. 
*

Çöp çıkarmamak için ilk adımlar 

1. Adım: Çöp analizi yapın. 

Gidip çöp kovanıza bakın. Evinizden hangi çöpler daha çok çıkıyor? Hepsini bir anda sıfırlamanız zor olabilir, hatta doğru olmayabilir. Önerim arasından bir tanesini seçip hayatımızdan çıkarmak. Çıkardığımızdan emin olduktan sonra ikincisini seçerek devam etmek. Ben buna Utokrasi Rejimi diyorum. Ben böyle zayıfladım. 
Çöp kovanızda ne var? Plastik poşetler mi? Son kullanma tarihi geçen makyaj malzemeleri mi? Gıda atıkları mı? Azaltmaya, daha çok olan çöpten başlayın. Eve zaten plastik poşet girmiyorsa kendinizle kavga etmeyin. Kahve içmiyorsanız, kahve filtresini bırakmanın anlamı yok. 
Analiz ile ilgili sevdiğim bir örneğim bile var: Yıllar önce bana nasıl kilo verdiğimi soran bir arkadaşıma, çok kullandığım yararsız gıdaları hayatımdan peyderpey çıkardığımı söyledim. Ona "Mesela beyaz şekeri çaya atmayı bıraktım" dedim. Günde iki çaydanlık çay içen biri için bu, bir hayli şeker demek. Ama "mesela" ile başlayan cümleler "sen de aynısını yap" demek değildir. Kendisi de çaya şeker atmayı bırakmıştı. Sorun şuydu ki günde iki bardak çay içen biri için bu etkin bir yöntem olmaz, olmadı. Sonra da taktiği işe yaramaz bularak bıraktı. 

2. Adım: Ham maddeyi tanıyın. 

Çöp kovasına attığınız, kullandığınız ürün plastik mi, cam mı, pamuk mu, polyester mi? Akrilik ne demek? Pet plastikleri tekrar kullanıma uygun mu? Cam neyden yapılıyor? Pamuk nerede ve nasıl üretiliyor? Kazağı kompost edebilir miyim? Kumaş boyaları tehlikeli mi? Güvenli plastikler ne kadar güvenli? Kağıt nasıl üretiliyor? Böylelikle hangi ürünleri hayatımızdan çıkarmamız gerektiğini öğreniriz. 
Çöp kovanıza çok fazla karton bardak attığınızı düşünelim. Bu karton bardakların karton ve plastikten oluştuğunu, geri dönüşmediğini ve plastiğin içeceğinize mikro plastik bıraktığını bilseniz karton bardaktan başlar mısınız? Ya da pet şişelerin ikinci kez kullanıma uygun olmadığını, kolay geri dönüştüğünü ama geri dönüşüm sürecinin yüksek karbon ayak izine ve enerji kullanımına neden olduğunu, geri dönüşüğünde de bir kez geri dönüşebildiğini ve ancak polyester lif olduğunu bilseniz? Peki streç filmlerin geri dönüşmediğini, gıdanız için tehlikeli olduğunu bilseniz? Bu ham maddelerden yapılan ürünleri daha kolay sorgularsınız değil mi? Zor değil. 

Ve 3. Adım: Evden çıkmasını istemediğimiz çöpü eve almayın. 

Bir şey eve giriyorsa kullanılır. Poşeti alayım evde dursun derseniz o poşet kullanılır. Kendi sınırlarınızı zorlayın. Bırakın çöp bir gece evde kalsın. Biliyorsunuz; ne kadar para çekerseniz o kadar harcarsınız biliyorsunuz, cips eve giriyorsa gece yenir. Satın aldıklarımızın %90'ı 6 ay içinde çöp oluyor. Bu istatistik gösteriyor ki, ihtiyacımız olduğu için değil, istiflediğimiz için alıyoruz. Boşuna istifleyip son kullanma tarihini geçiriyoruz. İndirimde diye fazla fazla alıyoruz. 
*
Benim çöpten kurtulmak için üç adımım bunlar. Dışarıda kahve içmiyorsanız termos, zaten pipet kullanmıyorsanız çok kullanımlık pipet, dışarıda yemek yemiyorsanız taşınabilir kaşık-çatal almayın bence. Önce kendimizi bilelim, sonrasını hallederiz. 
Sevgiler, 
Utku 
Yazıyı yıllar önce yazmıştım, düzenlemek istedim. Yazının aslı burada.

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.