Kısa kısa

Yün, Çöp Olmasın

Geçmiş zamanlarda insanlar bir ürünü yapmak için önce atık malzemeler kullanırlarmış. Ahşap kaşık yapmak için ağaç kesmezlermiş, budanmış ağaçlar ne güne duruyor, budamaları oyarlarmış. Şimdilerde ise kaşık yapmak için endüstriyel ormanlar yapıyoruz ve bununla da övünüyoruz.
Halbuki Anadolu'da atık malzemelerden yapılan güzel çokça ürün var. Kullanmaya devam edebilir, ustaların el vermesini sağlayabilir, tüketim yerine üretime katkıda bulunabiliriz. 

Atık malzemeye güzel bir örnek: yün

Koyun ve keçiler baharın ve güzün olmak üzere yılda iki kez kırkılmak zorundalar. Aksi halde hareket kabiliyetlerini kaybederler, uyuz gibi onları rahatsız eden rahatsızlıklara yakalanırlar.  Yabani koyun ve keçiler yıllar yıllar önce dağa taşa sürtünerek yünlerinden kurtulurlarmış. Kırkılma işlemi tıpkı biz insanların saçını kesmesi gibi, acısız bir işlemdir. Dünyada acılı kırkma işlemi olduğunu duysak da, henüz ülkemizde karşılaşmadık, hatta üreticilere bunu sorduğunuzda nedenini anlamadıklarını kolayca anlayacağınız mimikler jestler serisi ile sizi karşılıyorlar. 
Ülkemizde yaklaşık 30 cins koyun ve keçimiz var. Büyük baş hayvancığın aksine daha fazla et ve süt vermesi için ithal cinslerle değiştirme yerine, hala kendi yerel ırklarını koruyorlar. Hatta melez cinslerin dışında saf ırklarla da karşılaşabiliyoruz. Ancak belki de son dönemlerini yaşıyorlar, sahip çıkmazsak tıpkı büyük baştaki gibi daha fazla et ve süt veren cinsler için ellerinden çıkaracaklar. 
*

Sadece atık malzemenin kazanımı değil, kaliteli bir ham madde

Ülkemizin yerel cins koyun ve keçilerinin yünleri çok şanslıyız ki uzun liflere sahip yünler. Uzun lif demek, kaliteli yün demek. Belki de bu noktada kaliteli yünden ne anlamadığımdan bahsetmeliyim. Yün iyi bir yalıtım malzemesidir. Yün bir kazağı hem kışın hem yazın giyebilirsiniz. Kulağa ilginç geliyor değil mi? Yazın yün kazak giymek. Sıcaklığı yalıtan bir malzeme, vücut sıcaklığını neden yalıtmasın. Aynı yalıtkanlık özelliği tarımda da toprağı örtmekte kullanılıyor, nemi ve fazla suyu üzerinde tutuyor, aynı zamanda ısıyı dengeliyor. Peki bu özellikleri mimaride neden kullanılmasın. (Hayalini kurmaya başladım bile)
*

Yün iplik, yün mü?

Elbette hatırlatmakta fayda var. Yün iplik diye satılan ipliklerin içinde ortalama %30-40 yün var, gerisi akrilik, yani sentetik lif. Saf yün ise çok pahalıya satılıyor. Halbuki üretici / yetiştirici al git yeter ki, deme noktasında.
*

Yün eğirme, bir anı olmuş

Ekolojik Dönüşüm olarak kıymetli bir ham madde olan yünün atık olarak gözden çıkarılmasına göz yummak istemedik. Sürecin en sonundan en başına gitmek istedik, ancak iplik halindeki yünde tıkandık. Çünkü eğiren kimseyi bulamadık. Herkesin annane / babannelerine dair anılarında yün eğirdikleri var; ama yün eğirme yani yünü iplik haline getirme işi sadece bir anı olarak kalmış. Kentte bulmamızın mümkün olmadığını biliyorduk, taşraya bakındık, orada da yoktu. Elbette köye sorduk soruşturduk, köylerce gezdik. Batıdan doğuya sorduk, yok. 
-tu. Artık bulduk. Üstelik kentte, üstelik gencecik bir kadın. Hemen kirmanlarımızı, yünlerimizi aldık, denemelere başladık ve gördü ki yün eğirmek çok kolaymış. Ben kirmanı elime alır almaz muntazam olmasa bile iplik yaptım.
*

Tekstil sektörü karanlık bir kuyu

Yahu üreticiler yünü elden çıkarmaya çalışıyor, yün eğirmek için sadece bir kirmana ihtiyaç var, yün eğirmek de çok kolay. Neden akrilik karşımlı iplikleri alıyoruz? İşte burası tekstil dünyasının karanlığı. Kolay ulaşılabilen, ucuza alınan her şeyin arkasında sömürü olduğu gibi tekstilde de büyük sömürü düzeni var. Sıradan bir kazağın ambalajlanması, dikilmesi, kesilmesi, tasarlanması, dokunması, ham madde üretimi öyle karanlık bir kuyu ki. Her bir aşamanın farklı bir kıtada yapıldığını dahi söyleyebiliriz. Moda denen, tarz sahibi olmayan herkesin düştüğü kabus, zaten hepsinin asıl nedeni. Giyip giymeyeceğimizden emin olmadığımız kazak, elbise, ayakkabıları bile almaya o kadar alıştık ki. 
*
Söylenmek yerine yapmamız gerektiğini düşünüyorum. Yün dahil atık maddelerin çöp olmasına izin vermeyerek önce üretime akabinde de hayatımıza dahil etmeliyiz.
Kendimiz, sevdiklerimiz, üreticilerimiz, gezegenimiz için.
Herkes ve her şey için.
İyi haftalar.
Utku

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.