Kısa kısa

Organik mi? Ekolojik mi?

Organik mi? Ekolojik mi?

Her popüler işte olduğu gibi ekolojik gıdada da bol bilgiye maruz kalıyoruz. Maruz kalıyoruz diyorum; çünkü çoğu bilgi, yanlış. Bilgi tehlikelidir, yanlışı arkasından gelecek çokça yanlışa sürükleyebilir.
Hepimizin malumu artık semt pazarlarında domatesin üstüne sadece domates yazmak yeterli olmuyor, yumurtanın tavuğunun gezdiğini eklemek zorunda kalındığı gibi. 
Ekolojik gıda
Ekolojik patlatmalık darı

Organik mi? Organik sertifikalı mı?

Biz canlılar, diğer canlılarla besleniyoruz. Beslendiğimiz canlılar da tıpkı bizim gibi organikler. Dolayısıyla domatesin zaten organik olması gerekiyor. İnorganik domates, ancak 2000'lerde mutfak masalarının üstündeki plastik domatesler olabilir.
Kastedilen organik, organik sertifikası ise, adı üzerinde bir sertifikaya sahip olması; üretim öncesi, üretim süreci ve üretim sonunda organik sertifikası kuruluşları tarafından düzenli denetime tabii olması gerekir. Ülkemizde maalesef bu kontrolleri şirketler yapıyor, yani üretici tüm bu süreçlerde şirketlere muazzam paralar ödüyor. Zaten organik sertifikalı domatesin bu kadar pahalı olmasının temel nedenlerinden biri bu.
Peki organik sertifikası yeterli mi? Hayır, değil. Sertifika kuruluşları, toprak, su vs analizlerini yaptıkları gibi tarım ilacı (zehri) ve gübre için temiz ürünler öneriyor. Peki Utku bunun neyi kötü derseniz, buraya kadar kötü olan tek şey bu denetimin sadece şirketler tarafından yapılıyor, devletin yeterli personeli varken elini taşın altına sokmuyor olması. Bu nedenle de gıda ticarileşmiş oluyor. Şirket elbette kar amacı gütmesi dolayısıyla ticari davranacaktır.
Benim üzerinde durduğum bir diğer nokta ise tohum. Organik sertifikalı üretimde, üretici yerel tohum ya da organik sertifikalı tohum kullanabiliyor. Kullanabiliyor diyorum böyle bir hakkı var. Peki üretici bu hakkı nerede kullanıyor? Organik sertifikalı tohumdan yana. Elinde yerel tohum olmayabilir, organik sertifikalı tohum hacimsel olarak daha verimli olabilir, ya da organik sertifika kuruluşları bu tohumları iyi satıyor olabilir, konunun bu kısmı başka bir çalışma gerektiriyor, hiç girmiyorum. Bildiğim bir şey var ki hiçbir tohum yerel tohum hatta atalık tohum kadar nitelikli olamaz. 
Şubat ayında pazarda domates
Üstelik Şubat sonunda herhangi bir organik pazara gidin domates göreceksiniz. Bu mevsimde domates üretmek için hangi izin verilen ilacı (zehri) atıyorlar acaba?
Ekolojik gıda, yerel (ya da atalık) tohumdan, sentetik olmayan gübre ile, tarım ilaçsız (zehirsiz), doğayla dost olarak üretilen gıdadır. Doğayla dost olan üreticiyle de, tüketiciyle de dost olur. 
İstediğim gıdaya ekolojik gıda diyorum ki yanlış anlaşılmalardan kaçınmaya çalışıyorum. Bu sayede ne istediğimi tam olarak söylemiş oluyorum. Organik dersem daha çok kişiye ulaşacağımın farkındayım; ancak doğru bilgiyi az kişiye ulaştırmanın daha kıymetli olduğunu düşünüyorum.
Çok popüler olan organik yerine ekolojik deme çabam bundandır.
Sevgiler,
Utku

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.